• YARIM ALTIN
    1.493,70
    % -0,83
  • AMERIKAN DOLARI
    7,7894
    % 0,20
  • € EURO
    9,4840
    % 0,34
  • £ POUND
    10,4914
    % 0,23
  • ¥ YUAN
    1,1927
    % 0,40
  • РУБ RUBLE
    0,1049
    % 0,45
  • BITCOIN
    147807,540
    % -2,82
  • BIST 100
    1.329,09
    % -0,13
  • İhtiyaç Kredisi
  • Konut Kredisi
  • Taşıt Kredisi
  • Kobi Kredisi

Kredi tutarı 500'den büyük olmalı

Eş Muvafakatnamesi Nedir?

Eş Muvafakatnamesi Nedir?

1 Ocak 2002 yılında Türk Medeni Kanunun’da yürürlüğe girmiş olan aile konutu kavramı, ile birlikte konuttan tasarruf sahibi olmayan kişi koruma altına alınmıştır. Yeni getirilmiş olan bu kanun ile birlikte herhangi bir mülk sahibi olan kişi, eş muvafakatnamesi almadan mülkü ile ilgili hiçbir işlem gerçekleştirme hakkı yoktur. Bankalar günümüzde kredi verirken başvuruda bulunmuş olan kişilerin, kredi teminatı olarak evini göstermesi durumunda, Türk Medeni Kanununun verdiği hükümler doğrultusunda hareket etmeli ve karşı tarafın rızasını talep etmelidir.

Krediye karşılık, teminat olarak gösterilecek konut için, kredinin ödenememesi halinde banka evi ipotek etmeye hak kazanacağından dolayı, bu olay gerçekleşmeden önce eşin bu işleme onayı gerekmektedir. Bu durumun nedeni ise, Türk Medeni Kanununun 193. sayılı maddesinde yer alan ev üzerine kurulacak ipotek, kiralama sözleşmesi, evin satılması feshi gibi durumlarda verilen hüküm eşin rızası alınarak yapılması gerektiği şeklinde geçmektedir.

Eş Muvafakatnamesi Nedir?

Eş Muvafakatnamesi Nedir?

Türk Medeni Kanunu hükmünde ise bu durum şu şekilde geçmekte. ”…gereğince bir kimse, eşi ile birlikte yaşadığı, aile hayatını sürdürmüş olduğu aile konutunun üzerinde, eş muvafakatnamesi olmasan alın – satım veya herhangi bir borca işlem yapılmamaktadır…” şeklinde muvafakatname hükmü geçmiştir.

[mavi_baslik] Eş Muvafakatnamesi Nedir? [/mavi_baslik]

Günümüzde hizmet veren her banka, kredili işlemlerinden ötürü başvuru yapan kişiden teminat olarak alacağı konut, başvuru yapan kişinin evli olması durumunda, konut sahibinin eşinin rızası  gerekmektedir. Şöyle ki, eş rızası olmadan kredi karşılığı ipotek ettirilen evler, ileride eşinin muvafakatı yani izni alınmadığı için, eşin bir dava açması sonucu geçersiz hale gelebilmektedir.

Aile Konutu ismiyle 1 Ocak 2002 yılında yürürlüğe giren bu kavram, 1421 Türk Medeni Kanunun’da şu şekilde geçmektedir. ”Eşlerden herhangi biri, eşinin rızası bulunmadığı sürece, aile konutu ile ilgili olarak kira sözleşmesini feshedemez, konutunu satamaz veya aile konutunun üzerindeki hakları sınırlayamaz…” .

[mavi_baslik] Peki Bankalar Eş Muvafaktaname Olmadan Kredi Onayı Verirler Mi? [/mavi_baslik]

Bankalar kanunda geçen hükmü aynen uygulamak taraftarı olurlar. Bu hükmü uygulamadıkları takdirde, büyük bir risk almış olurlar. Özellikle günümüzde talep edilen kredi miktarlarına karşılık olarak, kesinlikle böyle bir riske girmezler. Eş muvafakatnamesi olmadan kredi başvurunuza onay verdikleri takdirde, diğer eş evin ipoteğinden haberdar olursa, işlemin geçersiz kılınması yönünde itirazda bulunabilir. Medeni Kanun’da böyle bir madde yer aldığı için dava açan ve itiraz eden eş otomatik olarak haklı sayılır ve ev ipotekten çekilir. Bu durum sonucunda mağdur olan banka olacaktır, çünkü kendisine garantiye aldığı tek geliri de kaybetmiş olacaktır ve bu durum da bankayı zora sokacaktır. Kredi ile ilgili evin ipoteğinin geçerli olabilmesi için, kredi verilme işlemleri sırasında eşin bankaya gelip birkaç  belgeye imza atması gerekmektedir. Tüm bu işlemler hallolduktan sonra, sunulan herhangi bir itiraz raporu kabul edilmeyecek ve davanız düşecektir.

[mavi_baslik] Ev Muvafakatnamesi İpotekli Konut İçin Mi Geçerli? [/mavi_baslik]

Evinizin ipotek edilme sebebi yukarıda da açıkladığımız gibi, bankadan çekmiş olduğunuz borca karşılık kullanılan bir kısıtlama halidir. Ve kanunda da belirtildiği üzere ev üzerinde yapılacak herhangi bir kısıtlayıcı hareket, eşin izni olmadan yapılamaz. Benzer durum eşin kefil olmasında da yaşanacak olup, eşin burada da muvafakatnamesi istenmektedir. Bu konunun çerçevesi mülkiyet kavramı ile birlikte daraltılmıştır. Kefil olma durumunda olan eş, evli olduğu diğer eş ile kanunen ayrı yaşadıklarını ispat edebilse, eşin rızasına ihtiyaç ortadan kalkmış olacaktır. Ancak kefaret ile ilgili sonradan değişiklik yapılmak istendiğinde veya güvencenin azaltılması ile ilgili değişiklikler talep edildiğinde, eşin rızası gerekmektedir. Sizlerle paylaşmış olduğumuz bu iki halin  dışında, herhangi bir konuda eş rızası aranmaz.